Terenin faydaları nelerdir, nasıl tüketilir? Tere kürü nasıl uygulanır?

Terenin özellikle akciğere sağladığı faydalar herkes tarafından bilinen bir gerçek olmakla beraber aynı zamanda tere, müthiş bir bağışıklık güçlendiricidir. Biberimsi özelliğiyle çok keskin bir tada sahip bu da terenin diğer otlardan ayrılmasını sağlıyor.

Ancak tere tüketilirken dikkat edilmesi gereken bazı hususlar mevcut. Sizler için terenin faydaları ve zararları ile ilgili tüm detaylara haberimizde yer verdik…

TERE TÜKETİLİRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

1) Hamilelerin, hamileliklerinin ilk dört ayında tereden uzak durmaları gerekiyor.

2) Tere otunu satın alırken mutlaka dikkat edilmesi gereken nokta, taze olması ve kesinlikle sararmamış olması. Yaprakları sararmış olan tere zehirli maddeler içermektedir. Depresyon tedavisinde ıspanakla beraber kullanılan terenin taze ve yapraklarının da sararmamış olması şarttır. Kurutulmuşu bu amaçla kullanılmaz.

3) Terenin geniş spekturumlu etkileri vardır. Onun bu gücünden faydalanabilmek için mutlaka tek başına tüketilmesi gerekir. Salatanın içerisinde veya beraberinde başka bir besin maddesi tüketildiği takdirde etkisi büyük oranda azalmaktadır.

4) Tere, B-6 vitamini bakımından oldukça zengindir. Bu yüzden müthiş bir kükürt deposudur. İçerdiği kükürtlü bileşikler sindirimi ve hazmı kolaylaştırır.

5) Akciğer kanserine yakalanmış hastaların nefes alma zorluğuna karşı, tere kürü mükemmel bir yardımcıdır. Kürü uygulamaya başladıktan kısa bir zaman sonra daha rahat nefes alırlar ve rahatlamaya başlarlar.

6) Demire bağlı anemi şikâyetiniz varsa, öğünlerinizde tere tüketebilirsiniz. Kendi grubunda demiri en zengin olarak içeren bitkidir. İltihaplı romatizma şikâyeti olanlara da yardımcıdır. İyi huylu prostat büyümesine bağlı olarak şikâyetiniz varsa, ayda bir kez beş gün boyunca tere kürü uygulamak mükemmel bir yardımcıdır.

7) Potasyum bakımından zengin besinleri diyaliz hastaları ve böbrek yetmezliği şikâyeti olanların tüketmemesi gerekir. Bu nedenle diyaliz hastalarının ve böbrek yetmezliği şikâyeti olanların tere tüketiminden uzak durmaları gerekir.

TERE KÜRÜ NASIL YAPILIR, UYGULANIR?

Kaynamakta olan yarım litre suya on beş-on altı tane tere (yaklaşık bir bağın yarısı) atılır ve hafif ateşte, ağzı kapalı olarak sadece üç dakika haşlanır. Soğuması beklemeden süzülür. Soğuduktan sonra, aç karnına veya yemeklerden iki saat sonra sadece haşlanmış suyunun tamamı içilir. Beş gün, gün atlamadan uygulanır ve her gün taze olarak hazırlanır. İkinci ve üçüncü günden sonra bol miktarda balgamın söküldüğünü ve bronşlarınızın açıldığını hayretle gözlemeniz mümkün olabilecektir.

Beş gün boyunca kahvaltıdan bir saat sonra ve öğle yemeğinden yine bir saat sonra her defasında on beş-yirmi adet tere saplı olarak tüketilir. Arzu edilirse, üzerine yarım limon sıkılabilir. Limonun dışında başka hiçbir şey ilave edilmez. Şikâyetlerin durumuna göre dönem dönem uygulanabilir.

TERE KÜRÜ YAPANLARIN DİKKAT ETMESİ GEREKENLER

Terenin, çiğ olarak tüketilmeden önce mutlaka akan soğuk su altında çok iyi yıkanması gerekir. Yıkamadan tüketilmesi halinde üzerinde bulunan parazitler bazı hastalıklara neden olabilmektedir. Tere fazlaca tüketildiği takdirde idrar yaparken yanma yapar. Bu durum karşısında endişe edilmemelidir.

Solunum şikâyeti yaşayan akciğer kanseri hastaları bu kürü beş gün uygulayıp, üç gün ara verdikten sonra ikinci bir beş gün uygulayabilirler.

Sigarayı fazla tüketenlerin veya bronşları dolmuş olanların uygulayacakları tere kürü nikotine karşı mükemmel bir panzehirdir. Tere otunun üç dakikalık haşlama suyunun içimi pek kolay olmayabilir. Haşlama suyunu içmekte zorlanıldığı takdirde, yanında başka hiçbir şey yemeden aç karnına veya yemeklerden en az iki saat sonra on beş-on altı tane taze tereyi çiğ olarak üzerine hiç bir şey ilave (tuz, limon vb.) etmeden de tüketilebilir. Aynı şekilde beş gün (gün atlamadan) uygulanır.

Not: Hekiminizin verdiği ilaçlar varsa mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Öncelikle, bilmeniz gereken kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikâyetiniz ne olursa olsun, burada ki bilgilerle kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx